UEFA finalindeydik Engin ile çarşamba akşamı. Lucescu'ya olan minnettarlığımızdan dolayı ikimizde Shaktar'ın arkasındaydık. Futbol hakkında oek yorum yapmak istemiyorum. Klasik bir final maçı gibi oynandı. Beklediğimden daha fazla pozisyon bile olduğunu söyleyebilirim. Shaktar'ın uzatmalara bırakmadan işi bitirmesi gerekirdi. İlk yarıdaki oyun bunu gösteriyordu, fakat ikinci yarı çekingenliklerinden veya yorulduklarından ilk yarıdaki kadar etkili değillerdi. Neyseki penaltılara bırakmadan maçı bitirdiler. Donmaya başlamıştık soğuktan çünkü.
Ben asıl taraftardan bahsetmek istiyorum. Ben hayatımda bu kadar ruhsuz bir taraftar grubu daha görmedim. Karşı tribünde Almanlar şovlar, şarkılar, aleyhlerine kararlarda ıslıklar yuhalamalar. Shaktar'da hiç hareket yok. Zorla 23 Nisan kutlaması izletilen çocuklar gibiler. Bizimkiler biraz tezahürat öğrettiler de bunlara bağırıp çağırdılar. Sadece golde "gol" diye seslerini duydum. Euro2008'de Türk taraftarını ruhsuz bulmuştum desteklemiyorlar diye takımı, orada bile en azından öne geçtiğimiz zaman takım taraftar çıldırıyordu. Saha kenarındaki görevliler zor durduruyordu zıplayıp, hoplayan, koşturan taraftarı durdurmak için. Bu adamlar kupayı aldılar. Bremenliler kupa seramonisini tam kadro izlediler. Shaktarlılar maç bitti stadı boşaltmaya başladılar. Takımları kupayla turunu bitirmemiş daha bu adamlar bizimle beraber dışarı çıkıyorlar. Hadi biz çıkıyoruz, size ne oluyor. Kalsanıza orada, şarkılar söylesenize. Takımınızı alkışlayın çılgınca. GS alacaktı o kupayı, polis dışarı atana çıkmazdım. Dışarı çıktık, taraftarlar dışarıda toplanıcaklar, içicekler eğlenecekler diye bekliyorum. En azından dalga geçin Bremenlilerle... Nerdee... Adamlar ellerinde otellerinin adresleri, taksilere laf anlatma derdindeler.
Anlamadım dertleri neydi. Shaktar oyunuyla haketti evet ama bu taraftarla kupayı haketmedi. Sevinmeyi bilmeyen taraftara kupa verilmesin bundan böyle!
22 Mayıs 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder