26 Ağustos 2011 Cuma

Avrupa'da Turk futbolu

Gecen sene Avrupa'da mucadele hakki kazanan takimlar
Fenerbahce - SL.
Trabzon - SL oneleme
Bursa - AL
Besiktas - AL
Gaziantep - AL

Bu takimlardan bir Trabzon ve Besiktas kaldi. Besiktas son anda yirtti, Trabzon'da Sampiyonlar liginden ve Avrupa liginden elenmesine ragmen sampiyonlar liginde. Benim iki takiminda bir ust tura gececeginden umudum yok.

Hatta lige kalmadan once bir tur daha eleme olsaydi, ikisi de Almanya'nin Ingiltere'nin hatta Hollanda ve Belcika'nin orta sira takimlariyla eslesselerdi elenirlerdi muhtemelen.

Eskiden Mart ayini gorebilen kulup, goremeyen kulup ayrimi yapilirdi. Su anda Eylulu gorebilen kulup sayisi 2. Bunun sike vs. ile de alakasi yok.

Kendimizi kandirmayalim. Ukrayna, Romanya, Rusya bizim 5-10 sene once oldugumuz yerdeler. Biz ise Yunanistan ve Israil ile ayni siniftayiz...

24 Ağustos 2011 Çarşamba

UEFA'dan TFF'ye cevap...


Ne b.k yerseniz yiyin, ama bizi bulastirmayin...

Fikstür Çekimi

TFF bence bugün bir kepazeliğe de fikstür çekiminde imza atacak. Şu an sadece iddia ediyorum tabi, o da şu, bence özellikle Fenerbahçe yi, ligin ilk yarısında yine derby deplasmanlarına göndermeyecekler. Ayrıca buna ek olarak, Sivas ve Eskişehir deplasmanlarına da göndermeyecekler. Bunun sebebi de olası saha/seyirci olayları olacak.
Hatta bahsettiğim deplasmanlar sezon sonuna doğru bile olsa bence o zaman da deplasman taraftarı götürmeme kararı bile alınabilir. Hatta kadıköy de oynanacak derby maçlarına da misafir takımın taraftar getirmesi engellenebilir.
Bakalım tabi bunları sadece iddia ediyorum.
Dediğim gibi olursa Federasyon sizce bugün nasıl bir .ok yediğini ve nasıl bir ligi başlatmak üzere olduğunun farkına varıp "naptık biz?" der mi?

23 Ağustos 2011 Salı

Yerdeki Türk Futbolu

Blogumuzda tam 1 yıldır herhangi bir şey yazılmamış, sanırım sebebi blog yazarlarının GS ve BJK taraftarları olması, geçen seneye dair yazacak bişi yok:)

Yeni sezon başlayamadan ertelendi, yaşananlara bakacak olursak bu sene için de yazacak iç açıcı herhangi bir şey yok aslında. Bu sefer sadece bizim açımızdan değil, tüm futbol camiası açısından tam bir hüsran.

Ben olup biten ile ilgili görüşlerimi özetlemek istedim.

Şike-Teşvik-Ceza
Ben son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Bana kalsa, ligi aynen 5 Ağustos ta başlatırdım. Ertelememek için tek argümanım gizliliği olan bir davada zanlılardan savunma alamam olurdu. Çünkü kimsenin savunma yapmanın hakkını elinden alamazsınız. Savunma almadan ceza vermek adil olmayacağına göre, ligi hiç ertelemezdim. Savcılıktan herhangi bilgi/belge istemezdim, henüz ceza verilemeyeceğine göre bilgi/delil isteyip ortalığı sulandırmanın da alemi olmazdı. Federasyon olarak, soruşturma iddianamesinin ortaya çıkması, ve gizliliğin kalkmasının ardından federasyon ve gerekli kurulları ile disiplin süreçlerini başlatacağımı beyan ederdim. Dediğim gibi tüm bunlar için tek sebebim "gizlilik nedeni ile savunma alamama ve dolayısı ile ceza verememe" olurdu. Ayrıca bu süreye kadarda hiç kimseyi PFDK ya sevk etme işlemi de başlatmazdım. Çünkü ortada dolaşanlar resmi belge/delil değil, basına sızmış bilgiler idi, gerçekliği bile şüpheli bilgiler. Yani bu ortamda federasyonun herhangi bir kurulunu işletmeye çalışmak, suyu bulandırmaktan başka işe yaramazdı(bugün olduğu gibi!).
Yalnız Süper Ligi başlatırken, düşen 3 takımı da alacak şekilde 21 takımla başlatır, Bank Asyayı ise 15 (Ankaraspor ile 16 galiba) takımla başlatırdım lige. Çünkü geçtiğimiz sezona bir şaibe bulaşmış ise düşen takımlar da bunun mağduru olabilirdi, o yüzden kimseyi mağdur etmemek için böyle bir karar alırdım.
Avrupa kupalarına gitmeyi hak etmiş takımlar için ise şunu bilmek gerekir. Şaibeli bir takım Avrupa da mücadele etti diye ülke olarak ceza alma ihtimalimiz var mı? Eğer var ise 1 sene hiçbir takımı Avrupaya göndermezdim. Yok ise mevcut ilan edilen başarılara göre dileyen takım gidebilir derdim (bugün olduğu gibi).
İddianame ortaya çıktığında gerekli süreçleri başlatır, incelemeyi, soruşturmayı tamamlar, cezayı keser, itiraz/tahkim sürecini başlatır ve toplam 6-8 ay içinde aceleye getirmeden bu işleri sonuçlandırırdım. Bütün sezon ister istemez bunun gölgesinde oynanırdı, yapacak bir şey yok ama, haklıların mağdur olmayacağı, haksızların cezalandırılacağı yönünde de kanaat sanırım oluşurdu.

Ben yukarıda anlattığım gibi davranırdım. Bunları şimdi yazıyorum, 1 ay önce bu bakış açısına sahip değildim, şimdi geçmişe bakınca bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Ben bir ay sonrasını demek ki göremiyorum, umarım ileride daha basiretli olurum. Ama milyonları yönetenler daha basiretli olmak için geleceği beklemese!

Cezalar
Ben mevcut cezaların ağır olduğunu düşünüyorum. Hali hazırda sorumsuz karanlık yöneticilerin/basın mensuplarının/teknik kadronun/futbolcuların dahli ile gerçekleşen kirli işlerin cezasını masum taraftarlar çekmektedir. Hiçbir ceza verilmese bile, taraftarlar şaibeli kupalara sevindikleri için vicdan azabı zaten yaşarlar. Haram kupaları müzelerinde zaten istemezler, haksız olarak elde edilen bütün başarıları iade etmek isterler. Bütün bu hislerde olan masum taraftarlara alt lige düşürülme cezası fazladır.
Onun için ben en başta anlattığım iddianamenin beklenmesi esnasında mevcut yasanın tadilatı ile uğraşırdım, gerek kulüpler birliğinde gerekse başbakanlıkta/mecliste. Küme düşürme cezası artık nerede ise, onu değiştirmeye uğraşırdım. Haksız elde edilen başarıların hak edenlere iadesinden başlardım, suça bulaşmış takımları sezonu sonuncu bitirmiş sayar (ama düşürmez), suçun niteliğine göre, düşen takımları düşürmeme kararı alır, suçun niteliğine göre yine bir sonraki sezon suça bulaşmış takımları gerekli miktarda eksi puan ile başlatırdım. Yasa da bu anlattığım şekle getirecek tadilat için uğraşırdım daha doğrusu. (Bu suçlar düşme hattında olmuş ise suçluyu düşürürdüm ama, aklımdaki cezalar biraz daha komplike aslında :))

Bu fikirlerim çok eleştirilebilir, Beşiktaşlısın şaibeye bulaştınız diye kıvırıyorsun diyenler olabilir, ama samimi şekilde söylüyorum böyle değil. Ben Beşiktaşın küme düşürülebileceğine inanmıyorum. Beşiktaşı 1 maç ile küme düşürürsen Feneri düşürecek yer bulamazsın. Ben tamamen bunlardan bağımsız, suçsuzların mağdur edilmesi açısından düşünüyorum.
Dünya da uygulama böyle değil diyebilirsiniz, bunda haklısınız ama cezayı böyle uygulamış federasyonlarla da görüşmek gerekir. Onlar da gönül verenlerin gereğinden fazla cezalandırıldığını düşünüyor olabilirler.
Bu arada mağdur olacak taraftar diye bahsettiklerimin sayısı da çok önemli değil, yani masum taraftar sayısı 10 da olsa 10 milyon da olsa farketmez, kimse gereksiz cezalandırılmamalı.

TFF
Şu anki kaotik ortamın sebebi içerideki şüpheliler değil TFF dir. Soruşturmanın ilk gününden beri sürdürdükleri tutarsız tavır ve kararları kaotik bir ortam oluşturmuştur. Hadi MAA yeni, o basketçi kaç sezondur TFF de ben unuttum! Bir süreç ancak bu kadar yüze göze bulaştırılır. Yok ertelenmeyecek, yok erteledik hava sıcaktı, etik kurulu baksın gerekeni yapacağız, yok iddianameyi bekleyeceğiz, delil yetersiz, bazı maçlarda şike yapılmış, bazılarında teşebbüs olmuş, yok gizlilik, bla bla bla. Tam bir acz! İddianame yi bekleyeceksen niye ligi erteledin, ne diye sulandırdın bu kadar?
İşin en acısı da, gizli denilen davada etik kurulu incelemeyi yapıyor, federasyon karar(sızlığ)ını açıklamadan 4 gün önce tüm basın çarşaf çarşaf yazıyor ne geleceğini. Bu kadar mı güvenilmez olursunuz?
Son olarak ta şimdi Play Off kumpanyası! Onu aşağıda yazdım.

UEFA
UEFA ile ilgili çok söyleyeceğim bir şey yok, tek düşüncem TFF ben ne kadar güvenmiyorsam, UEFA da o kadar güvenmiyor. Yoksa buraya gelen müfettiş, "napıyorsunuz, kararınızı gördük, eleştirebileceğimiz hususlar var o yüzden ne düşünüyorsunuz bilelim belki biz yanlışızdır" der. Ama öyle olmuyor müfettiş ta savcıya kadar gidiyor! Gizli dava ile ilgili UEFA yetkilisi savcı ile görüşüyor!!! Ya TFF ye güvenmiyorlar ya da TFF kendi aldığı kararlara güvenmiyor, isterseniz bir de sizi görüştürelim savcı ile diyorlar! UEFA açısında durumun hayra alamet olmadığı kesin!

Play Off
Play Off kumpanyası ise TFF aczinin son imzası. Fikri ile değil, getiriliş şekli ile. Yukarıda bir çok şeyi nasıl tartışıyor ise Play Off ta bir çok açıdan tartışma gerektiren bir konu, ama federasyon ve kulüpler birliği kamuoyu desteği almadan böyle bir sistem dayatıyor 20 güne başlayacak lige! Sırf bu dayatmaya inat, play off lara kadar ne maç izleyeceksin, ne maça gideceksin, 40 haftalık senede ya hiç ya da 6 hafta takip edip .öt edeceksin mucitlerini! Ama bu ülkede nerede böyle toplu tepki! Ne verseler yediğimizi bildikleri için esirgemiyorlar!
Lanet olsunki böyle federasyona, şu Play Off un avantaj dezavantajını tartışamıyoruz ağız tadı ile! Belki UEFA nın ipimizi çekeceğini öğrendiler, hafta içi maçları için yer arıyorlardı, şimdi bu icadı düşünmeden dayatıyorlar!

Özet diye başladığım düşüncelerim uzun oldu epey kusura bakmayın. Son olarak, Bütün bu yaşananlarda en zayıf halkayı TFF olarak görüyorum, şu ana kadar yaptıkları ile büyük bir kaosa sürüklediler ülke futbolunu, bunun etkileri lig başlayınca görülecek. Şimdi de lig başlayınca yaşanacaklara suçlu aramaktalar, beyanat veren kulüplerden başladılar! Ama olacakların sorumlusu bence Aziz Yıldırım dan TFF yöneticileridir. Dik duramayan, cesur olamayan, rüzgara göre eğilen haldeler! Bence bir an önce istifa etmeleri lazım, bence edeceklerde bu yıl bitmeden, ama yerlerine güçlü ve güvenilir bir alternatif çıkarsa daha çabuk giderler!