31 Mayıs 2009 Pazar

Beşiktaş Şampiyon


Bu sezon herkes ligi hakettiği yerde bitirdi galiba. Beşiktaşı da tebrik ediyorum şampiyonluğu için.

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Ve Tugay Futbolu Bıraktı

Çok enteresan gerçekten, gurur da verici tabi Tugay ın orada kendine yaşattıkları. Maç günü tribünlerdeki bir çok insanın yüzünde Tugay maskesi vardı. Sanırım "You are my Turkish Delight" bir slogan olmuştu, yine maç günü tribünlerde bir çok insan ellerinde büyük kağıtlara yazmış gösteriyorlardı.
Takım ile birlikte tünelden çıkacaklarken takım arkadaşları yalnız başına çıkmasını istediler önce, tüm tribünler sadece Tugay ı alkışladılar uzun bir süre.
Tam hatırlamıyorum ya başkana ya da teknik direktör e sormuşlar Tugay ın 10 yaş daha genç olmasını istermiydiniz diye, adam hayır demiş, "10 yaş dajha genç olsaydı bizde değil Real Madrid de oynardı!".
Ve daha da enteresanı Blackburn taraftarları takımlarında gelmiş geçmiş en efsane oyuncunun Tugay mı, Alan Shearer mı olduğunu tartışıyorlarmış. Bir İngiliz için Alan Shearer ın yeri ayrı olsa gerek ama Shearer 4 yıllık Blackburn serüveninden sonra Newcastle a giderek 10 sene sonra futbolu burada bırakması ve doğum yeri olan Newcastle ın taraftarı olduğu bilinmesi, 260 golle Premier Ligin en çok gol atan oyuncusu olmasına rağmen bu tartışmada Tugay a pozitif ayrımcılık yapılmasını sağlıyor galiba.
Tugay burada ne yaptı da böyle efsane oldu onu bilmiyorum açıkçası. Şimdi şöyle bir baktım, 8 yılda 19 gol atmış, ama sanırım attığı goller güzelliği yüzünden 190 gole bedel. İlk geldiği sene final maçında cezası sebebiyle oynayamamasına rağmen kazanılan Lig Kupasında büyük payı olduğunu düşünüyormuş taraftar. 2003-2004 sezonunda da takımın en iyi oyuncusu seçilmiş. Tahminimce ortasaha da lider futbolcu kişiliği, skora isyan eden bu durumlarda agresifleşen bir nevi lokal Steven Gerard olmuş gibi.
Neyse, nasıl olduğu önemli değil, o 39 yaşında saygı duyularak futbola veda eden bir Türk olarak gerçekten efsane oldu.

26 Mayıs 2009 Salı

Ve Tugay Futbolu Bıraktı


Aşağıda Blackburn takımının Tugay için hazırladığı günün anısına tşörtünü görüyorsunuz

22 Mayıs 2009 Cuma

UEFA Finali ve Shaktar taraftarı

UEFA finalindeydik Engin ile çarşamba akşamı. Lucescu'ya olan minnettarlığımızdan dolayı ikimizde Shaktar'ın arkasındaydık. Futbol hakkında oek yorum yapmak istemiyorum. Klasik bir final maçı gibi oynandı. Beklediğimden daha fazla pozisyon bile olduğunu söyleyebilirim. Shaktar'ın uzatmalara bırakmadan işi bitirmesi gerekirdi. İlk yarıdaki oyun bunu gösteriyordu, fakat ikinci yarı çekingenliklerinden veya yorulduklarından ilk yarıdaki kadar etkili değillerdi. Neyseki penaltılara bırakmadan maçı bitirdiler. Donmaya başlamıştık soğuktan çünkü.

Ben asıl taraftardan bahsetmek istiyorum. Ben hayatımda bu kadar ruhsuz bir taraftar grubu daha görmedim. Karşı tribünde Almanlar şovlar, şarkılar, aleyhlerine kararlarda ıslıklar yuhalamalar. Shaktar'da hiç hareket yok. Zorla 23 Nisan kutlaması izletilen çocuklar gibiler. Bizimkiler biraz tezahürat öğrettiler de bunlara bağırıp çağırdılar. Sadece golde "gol" diye seslerini duydum. Euro2008'de Türk taraftarını ruhsuz bulmuştum desteklemiyorlar diye takımı, orada bile en azından öne geçtiğimiz zaman takım taraftar çıldırıyordu. Saha kenarındaki görevliler zor durduruyordu zıplayıp, hoplayan, koşturan taraftarı durdurmak için. Bu adamlar kupayı aldılar. Bremenliler kupa seramonisini tam kadro izlediler. Shaktarlılar maç bitti stadı boşaltmaya başladılar. Takımları kupayla turunu bitirmemiş daha bu adamlar bizimle beraber dışarı çıkıyorlar. Hadi biz çıkıyoruz, size ne oluyor. Kalsanıza orada, şarkılar söylesenize. Takımınızı alkışlayın çılgınca. GS alacaktı o kupayı, polis dışarı atana çıkmazdım. Dışarı çıktık, taraftarlar dışarıda toplanıcaklar, içicekler eğlenecekler diye bekliyorum. En azından dalga geçin Bremenlilerle... Nerdee... Adamlar ellerinde otellerinin adresleri, taksilere laf anlatma derdindeler.

Anlamadım dertleri neydi. Shaktar oyunuyla haketti evet ama bu taraftarla kupayı haketmedi. Sevinmeyi bilmeyen taraftara kupa verilmesin bundan böyle!

20 Mayıs 2009 Çarşamba

UEFA Final İddaa

Ve maç başladı, Engin'e katılmıyorum bence Bremen 2-0 kazanacak..

UEFA Final İddaa

Millet iddaa UEFA finali,
Bremen 2,3 - Shakhtar 2,4 veriyor.
10 ar lira oynayalım derim, bence banko Shakhtar.
Bremen de Diego cezalı imiş.





1 x 2 1X 12 X2 A U
Shakhtar-W.Bremen 2.40 3.00 2.30 1.33 1.17 1.30 1.80 1.65

18 Mayıs 2009 Pazartesi

32. Hafta

Bu hafta Sivas-Hacettepe maçı dışındaki tüm maçlar pazar oynandığı için bir seçim yapmam gerekiyordu. GS-Gençlerbirliği maçının büyük bölümünü, Ankaragücü-BJK maçının kısa bir bölümünü, TS-Bursa maçının sadece golünü izleyebildim.

Sivas-Hacettepe maçı ile başlamak gerekirse, bende Engin gibi Sivas'ın iki üst üste mağlubiyetten sonra takımını kafasında ben bu maçı alacağım motivasyonu ile maça başlatabilmesini takdir ediyorum. Umarım bu konsantrasyonlarını son iki haftaya taşır ve şampiyonluk olmasa bile, şampiyonlar ligine gitme hakkını elde ederler. Biz de Sivas-Barcelona maçı kritiği yazma keyfine varırız.

Hacettepe'de Orhan Sam'ı çok beğendim. Fizik ve oyun şekli olarak GS'li Uğur ve FB'li Önder'e benziyor. İkisine göre artısı oldukça hızlı olması ve doğru pozisyon almasını biliyor. Eğer alınırsa, GS'nin Uğur'un sakatlanması ile oluşan sağ-bek sorununa çare olacağını düşünüyorum.

GS-Gençler maçını izlerken ise GS'nin gelecek sezon için neler yapabileceğini düşündüm. GS, her ne kadar kazanmış olsa bile oyun olarak ortaya bir şey koyamadı. Attıkları goller dışında bir kaç uzaktan şut çekmekten fazlası yoktu. Oyun olarak ne yapmak istediğini çözemedim. Kadro olarak ben GS'nin çok fazla takviyeye ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. İyi bir sağ bek ile bir sağ açığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Gerektiğinde yedek bekleyebilecek, fazla maliyetli olmayan tecrübeli bir golcü de kadroya derinlik katma adına oldukça faydalı olacaktır. Arda'nın 13-15M€ Mehmet Topalın 8-10M€ teklif verildiği takdirde kulübe para kazandırmak için satılması gerektiğini düşünüyorum. İkisi de çok iyi oyuncu olmasına rağmen, GS'de oynarken yapabilecekleri en büyük değer budur. İleriki yaşlarda fiyatları düşüşe geçecektir.

GS'nin bundan sonra yapması gereken ise bir oyun şablonu oluşturmak ve transfer yapılacaksa, bu şablona uyacak futbolcuların alınmasıdır. İleride bu konu hakkında daha detaylı bir yazı yazacağım.