9 Aralık 2009 Çarşamba

Denizli 2007'de yazmıştı


Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde bundan tam iki yıl önce Porto'ya deplasmanda 2-0 yenilerek, 6 puanla grubu sonuncu bitirdiği maçın yorumu bugünü bire bir anlatıyor

Hocamızın affına sığınarak, Teknik Direktör Mustafa Denizli'nin 2007 Kasım'ında Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısına biz sadece soruları ekledik. Ortaya bu röportaj çıktı:

Hocam Beşiktaş neden kaybetti?
Rakip takım hücum ediyor, gol pozisyonu buluyor, Beşiktaş ise hücum etmeye çalışıyor. Futboldaki farklılığı bu kadar açık gösteren hiçbir olay yoktur. Beşiktaş top oynamasını bilmiyor. Maalesef bilmiyor... Alın maçı defalarca izleyin. Beşiktaşlı futbolcular topla o kadar çok oynuyor, o kadar çok oynuyor ki etkili hücum yapma şansını ortadan kaldırmak için rakibin ekstra bir şey yapmasına gerek kalmıyor. Bu şansı Beşiktaş kendi kendine yok ediyor.

Sizce takımda eksik yönler nelerdi?
Hücumda etkin koşular yapılmıyor. Yapılsa dahi bu koşulara atılacak toplarla cevap verilemiyor. Beşiktaş ilk yarıda bir şeyi iyi yaptı. Takım olarak savunma yapmaya çalıştı. Burada önemli olan riski göze alan tarafın Beşiktaş olmasıydı. Peki Beşiktaş bu riski göze aldı mı? Almadı... Çok mu yanlış bir karardı, hayır. Beşiktaş ikinci yarıya 1-0 mağlup başlarken ve beraberlik dahi prestijin dışında hiçbir şey ifade etmezken Beşiktaş bunu yapamadı.
Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde 3 golü var? Gol atmakta neden zorlanıyor?
Kazanmak mecburiyetinde olduğun bir maç. Pozisyon bulmakta zorlanıyorsun. Saç-baş yolduracak şeyler bulamıyorsun. Maçı bir kez daha izleyin, rakip ne kadar basit oynuyorsa Beşiktaş o kadar zorlayarak oynuyor. Beşiktaş dün çok mu kötü mücadele etti? Hayır, iyi mücadele etti. Ancak iyi mücadele futbolda bir maçın kazanılması için en önemli faktör değildir. Beşiktaş'ın talihsizliği önünde sadece siyah ile beyazın bulunmasıydı. Beraberlik Beşiktaş'ı UEFA Kupası'na götürseydi bu oyun şeklinin belki anlatılabilir bir tarafı olurdu. Mücadele için 'bravo' diyoruz, ama futbol için aynı şeyi söyleyemiyoruz.

Yusuf TURHAN

8 Aralık 2009 Salı

Neredesiniz?

Nere gittiniz beyler,
futbol konuşacak adam kalmadı projede, mustafa yk ile futbol konuşuoz, böyle giderse depresyona girecem:))
yazın gari şuraya

26 Ekim 2009 Pazartesi

Ankaraspor dezavantajı

Denizli bugün basınla sohbetinde dile getirmiş az önce konuştuğumuz Ankaraspor u takip etme dezavantajını.
Rakipler hem dinleniyor, hem Beşiktaşı analiz edip daha fazla taktik çalışma imkanı buluyorlarken bunlara ek olarak cezalı futbolcularının cezaları da bu maçla uygulanmış oluyormuş!
Yok artık oldum. Bu durumun harbi düzeltilmesi lazım.

20 Ekim 2009 Salı

19 Ekim 2009 Pazartesi

1 e 100 :)

16 Ekim 2009 Cuma

Milli Takım'ı kim çalıştırmalı?


www.radikal.com.tr'de yapılan bir ankette milli takımın yeni teknik direktörü kim olmalı diye sorulmuş. Rıdvan Dilmen ve Ertuğrul Sağlam ilk 3'e girmiş, ilginç gerçekten !

15 Ekim 2009 Perşembe

Trajikomik

Çarşı takıma destek verileceğini açıklayan bir bildiri yayınlamış.
Forumda çok ciddi tepkiler almış. Birçok üye forum üyeliklerini sonlandırarak protesto etmişler.
Sonuç olarak http://forum.forzabesiktas.com/ adresinde, insanların geyiğine kullandığı cümleyi kendi elleri ile not olarak bırakıp forumu kapatmışlar şimdilik.


İnönü deki son maçta "2 kupayı unutma vefasızlık yapma" diye bir pankart açılmıştı.
Bana göre bu pankart ta takımı desteklemek te mantıklı. Ama takımdan kast ettiğim sadece sahada olanlar. Çünkü onlar destek ve vefa yı geçen seneden ötürü hak ediyorlar, şimdiki mücadelelerinin geçen seneden hiçbir farkı yok. Sadece sonuç üretemiyorlar ama bu gerekli mücadele verildiği taktirde sonuç mutlaka alınır, şampiyon olmasa da şampiyonluğa yine oynar bu takım. O yüzden verilen mücadele desteği hak ediyor.

Ama şimdi tribünler destek mi protesto mu kavgası vermekte. Son maçta bir sürü gruplar arasında kavga çıktı. Basiretsiz bir başkan yüzünden taraftarın bu hale gelip, parçalanması, birlik duygusunu yitirmesi malesef çok üzücü.

Bu durumda yapılması gereken bana göre şu. Takım (sahadakiler) desteklenmeli, şeref tribünündekiler protesto edilmelidir. Bu ikisinin aynı anda bir çok farklı şekilde mümkün olduğuna inanıyorum. Ki İnönü tribünleri her zaman yaratıcılıkları ile öne çıkıyorlar, takıma destek/yönetime protesto ikilisini çok güzel bir şekilde aynı anda yapabilirler. Yeterki birlik olsunlar.
Birlik olmalarını da ancak Çarşı sağlar. Çarşı takımı destekliyoruz un yanında yıllardır yapmadığı bir açıklamayı yapmalı ve yönetimi de protesto ediyoruz demelidir. Gerisi çorap söküğü gibi gelir...