Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde bundan tam iki yıl önce Porto'ya deplasmanda 2-0 yenilerek, 6 puanla grubu sonuncu bitirdiği maçın yorumu bugünü bire bir anlatıyor
Hocamızın affına sığınarak, Teknik Direktör Mustafa Denizli'nin 2007 Kasım'ında Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısına biz sadece soruları ekledik. Ortaya bu röportaj çıktı:
Hocam Beşiktaş neden kaybetti?
Rakip takım hücum ediyor, gol pozisyonu buluyor, Beşiktaş ise hücum etmeye çalışıyor. Futboldaki farklılığı bu kadar açık gösteren hiçbir olay yoktur. Beşiktaş top oynamasını bilmiyor. Maalesef bilmiyor... Alın maçı defalarca izleyin. Beşiktaşlı futbolcular topla o kadar çok oynuyor, o kadar çok oynuyor ki etkili hücum yapma şansını ortadan kaldırmak için rakibin ekstra bir şey yapmasına gerek kalmıyor. Bu şansı Beşiktaş kendi kendine yok ediyor.
Sizce takımda eksik yönler nelerdi?
Hücumda etkin koşular yapılmıyor. Yapılsa dahi bu koşulara atılacak toplarla cevap verilemiyor. Beşiktaş ilk yarıda bir şeyi iyi yaptı. Takım olarak savunma yapmaya çalıştı. Burada önemli olan riski göze alan tarafın Beşiktaş olmasıydı. Peki Beşiktaş bu riski göze aldı mı? Almadı... Çok mu yanlış bir karardı, hayır. Beşiktaş ikinci yarıya 1-0 mağlup başlarken ve beraberlik dahi prestijin dışında hiçbir şey ifade etmezken Beşiktaş bunu yapamadı.
Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde 3 golü var? Gol atmakta neden zorlanıyor?
Kazanmak mecburiyetinde olduğun bir maç. Pozisyon bulmakta zorlanıyorsun. Saç-baş yolduracak şeyler bulamıyorsun. Maçı bir kez daha izleyin, rakip ne kadar basit oynuyorsa Beşiktaş o kadar zorlayarak oynuyor. Beşiktaş dün çok mu kötü mücadele etti? Hayır, iyi mücadele etti. Ancak iyi mücadele futbolda bir maçın kazanılması için en önemli faktör değildir. Beşiktaş'ın talihsizliği önünde sadece siyah ile beyazın bulunmasıydı. Beraberlik Beşiktaş'ı UEFA Kupası'na götürseydi bu oyun şeklinin belki anlatılabilir bir tarafı olurdu. Mücadele için 'bravo' diyoruz, ama futbol için aynı şeyi söyleyemiyoruz.
Yusuf TURHAN
burada beni tilt eden olay, denizli yi sevmeyen basın mensuplarının, "beşiktaş kaybetsin de ben şu denizli ye bir geçireyim" diye avuçlarını ovuşturarak beklemeleridir. dün maç 1-1 iken cska bir gol kaçırdı, ilker yasin "veeeeee" diye bir bağırdı, cska nın 2. golü geldi diye bağıracaktı ki, kaçırdılar golü ne diyeceğini şaşırdı, golün kaçmasına da hiç sevinmiş bir hali yoktu. beşiktaşın avrupa maçlarında evinde üst üste 3 kere kaybetmediği istatistiğini pişiriyordu daha maç bitmeden beşiktaş zaten kaybetmiş gibi.
YanıtlaSilrijkaard ın bu sene yaptığı rotasyonu denizli geçen seneden beri yapıyor ama basın mensuplarına göre beşiktaşta kimin nerede olduğu belli değil, rijkaard ınki rotasyon.
vesaire vesaire... bunlar samimi değil, düşündükleri futbol, beşiktaş değil, umdukları beşiktaş ın avrupada yoluna devam etmesi değil... onun için yukarıdaki yazıyı da samimi bulmuyorum. amaç yine teknik bir şeyler değil, denizli ye geçirmek. beşiktaş porto da 8 şut çekmiş 2 si kaleyi bulmuş. dün akşam beşiktaş 20 şut çekmiş, 8 i klayi bulmuş. o maç ile bu maçı, ya da o sezon ile bu sezon hücum açısından karşılaştırmak anlamsız yani. bu adam avuçlarını ovuşturarak başından beri beklemiş, beşiktaş bu grupta sonuncu olsun da ben en kolay yazımı yazacağım diye.