2002 çok keyifli bir yaz olmuştu. 2 kere Ronaldo, Rivaldo,.. ya karşı oynamıştık, neredeyse yenecektik adamları..
Ev sahiplerini üzmüştük yine, birini 2. turda birini 3.lük maçında...
Hasan Şaş geliyor ilk aklıma, sonrada yarım yamalak İlhan Mansız, biraz daha şans verilse idi daha güzel şeyler yapardı İlhan. Şimdiki teknik direktör Bülent, şimdiki kadro dışı bıraktığı oyuncusu ile aynı kadroda ilk akla gelenler arasında. Yıldıray, Büyük/Küçük Hakanlar, Davala, biraz Muzzy, ve diğerleri. Galatasaraylılar ambargo koymuş gibi idi kadoya, biraz Fenerli, hafif lejyoner, tek tük Beşiktaşlı...
2008 de çok güzel bir yaz oldu, Çeyrek final Hırvatistan maçını Abla mın kına gecesi telaşı arasında izledik, Yarı final ile arasında ise evlendirdik:) Bir ay sonra da Ceren ile ben evlenirken çoktaaan Avrupa 3. sü olmuştuk. Nerede ise Almanya yı da öpüyorduk ama bu sefer onlar yaptılar herkese yaptığımız numarayı. Ne maçlardı yaw, Portekiz e bir yenildik, sonraki bütün maçlar efsane:) Önce İsviçreye Semih ve Arda ile, sonra Çeklere Arda ve Nihat ile, sonra Hırvatlara yine Semih ile... Almanları yine titrettik Semih ile... Tuncay, Servet, Sabri, Hamit yer yer yıldızı oldular maçların.. Bu takım yaklaşık eşit ağırlıkta Galatasaraylılar, Fenerliler ve lejyonerlerden oluşuyordu yine.
Dün akşam Nouma lı, Sergen li, İlhanlı Beşiktaş videolarını izlerken geldi bu turnuvalar aklıma. Bu turnuvalarda neredeyse Beşiktaşlı hiçbir yerli futbolcu yıldız olamamıştı, kadroya bile girememişti ki yıldız olsun. Kısmet değilmiş..
Bu hadiseye diğer tarafından bakan bir şimşek çaktı aniden zihnimde... Euro 2008 Avrupa 3. sü takımımızın yıldızları (Arda, Nihat, Semih, Tuncay, Servet, Sabri, Hamit, Marco,..) bu sene dişe dokunur bir şey yaptı mı? Kimisi sakatlıkla uğraştı, kimisi formsuzlukla... Galatasaray ı geçen sene yerli futbolcuları şampiyon yapmıştı, bu sene ilk yarıyı yabancılar ile götürdü, ikinci yarı onlarda serince 19 gol atabildi 17 lig maçında... Fenerbahçe de Semihi, Uğuru, Emre Bölezoğlunu göremedik bu sene. Lejyonerler en kötü senelerini geçirdiler, milli lejyonerlerden 2si küme düştü, bir son anda döndü, biri gol atamadı,...
2002 Dünya 3.lüğünden sonra ise Hasan Şaş olmak üzere bir çok futbolcunun darma dağın olduğuna şahit olmuştuk. Aslında bu senenin başında Avrupa Şampiyonasının olumsuz fiziksel etkisinden bahsediliyordu sakatlığı olan bir kaç futbolcu için, sonra unutuldu bu bahisler, ancak biz göremedik anladığım kadarı ile, Avrupa 3.lüğünün olumsuz psikolojik etkilerini de yaşıyormuşuz. Hiç bir Milli yıldızın yüzü gülmedi bu sene.
Şimdi bu şimşekleri çaktıran nokta, bu iki büyük zafer ile tamamlanan turnuvaların akabinde Türkiye liginde Beşiktaş ın şampiyon olması idi. Bu iki turnuva başarısında da en hasarla (hem fiziksel, hem psikolojik) ayrılan büyük takımımız Beşiktaş idi, ve bu başarıların ardındaki ligi aldı.
Sanki bunlar tesadüf değil, Beşiktaş ın şampiyon olması, Fener ve Galatasaray ın dökülmesi..
Anlaşılan yerli futbolcumuzun hem fizyo, hem psiko terapi ihtiyaçları yeterince karşılanamıyor ve her büyük başarının ardından tırtlıyorlar. Galatasaray UEFA yı alınca takım dağıldı futbol bozuldu fikri bunu görmemize engel olmuş bence, Fenerbahçe geçen sene Ş.L. de ilk 8 e girdi, bu sene dağıldı, Marco dan bildik.. E Marco da küme düştü işte, o da aynı derdin kurbanı oldu heralde, Ş.L. de iyi bir sezon, ardından daha büyük bir hedef Avrupa Şampiyonası, 3.lük gibi güzel ve yorucu bir sonuç, ardından İspanya serüveni bile motive edememiş sanki, Fenerde kalsa idi belki şimdi tefe koymuşlardı...
Neyse çok uzadı, anlaşıldı zatene ne anlattığım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder